Ana Sayfa

siyah giyen kadınlar

Hatice Tarkan Doğanay, şiirlerinde Baudelaire’den bu yana uzanan varoluşçu edayı, biraz da kadın kahraman kisvesine bürüyerek yaklaşıyor. Öncelikle çalışma tarzında her dizenin içini doldurarak, hakkını vererek yürüyen bir tempo gözlenmekte.

Yani şiir kurmasında boş alan bırakmadan, yorgunluk göstermeden direnen bir işçi gibi. “Her canlı sırtından vurulacaktı” derken; onun çizdiği karanlık portrede, biraz da bilgece bir esinti ile dünyaya karşı çıktığını gözlüyoruz… Sonunda musalla taşından, her şeyin saçma görünmesine, “mezar taşım dikiliyor yaşarken” misillemesine kadar hepsine uğramadan da geçemiyoruz. Dediğim gibi bir sitem şiiri bu! Umarsız, ama boşuna çırpınmadığını kanıtlamak isteyen kadın tavrıyla. Yaşadığı çukura cesaret göstermek istemi ortada. “Tanrım sertsin ve yıllardır yumuşamadın” derken diğer şairlerden farklı bir noktaya ulaştığı da gözlenebilir. Hüseyin Peker Kitabın adı kadar dik bir tablo var karşımızda. “Siyah Ceketli Kadınlar” da Doğanay baştan itibaren benden mutlu bir kadın portresi beklemeyin edasında. İçi dolu, ama umudunu kaybetmemiş dizeler, hem de herkesten farklı bir sesle.

Hüseyin Peker

Kalbim Kafesim kitabından seçmeler

Köklerini saldığı toprağın ruhunun bir kısmı da yine ağaçtaydı. Kökleriyle yer ananın, dallarıyla gök atanın ruhunu birleştiren kayın ağacı, Tanrı’nın çeşitli güzellik-lerini alır, damarları ve kökleri vasıtasıyla toprağa uzatır, topraktan da insana ulaşırdı. Ve “ağaç insanoğlunun en hakiki dostu, dertlerinin devasıdır” demişti babaannesiDevmı için tıklayın

Kalbim Kafesim/ Kanguru Yayınları 2018

…Sokak lambası bir yalnızlığı aydınlatır mı? Peki, yola vurulan adımların sesi yalnızlığı anlatır mı? Babamın adımlarından çıkan seste, kaldırım taşlarına çökmüş yalnızlığı aydınlatan sokak lambasının ışığında örgütlenen sivrisineklerin çıkardığı tiz sesten daha ince bir yalnızlık sesi gizliydi…Devamı için tıklayın

Kalbim Kafesim/ Kanguru Yayınları 2018

…Asil ama bir o kadar da şehvaniydi ateş. Kırmızı dudaklarıyla usul usul konuşan ve yine kırmızı vals elbisesi giymiş bir kadın gibi çekiciydi. Oda dolusu insanın ilgisisni ara ara kendine çekmeyi başaran bir ihtişamı vardı. Odunla benzeşen insan da dünyada ateş olmayan eğici, bükücü ve yakıcılar karşısında şekilden…Devamı için tıklayın

Kalbim Kafesim/ Kanguru Yayınları 2018

Hayat insanlara şöyle bir iyilik sunsa; sihirli bir do-kunuşla birçok şeyi unutmak mümkün olsa ve geriye yalnızca gerçek olan sevgileri bıraksa… Belki o zaman sen bana ben başkasına başkası da bir başkasına her şey silindi ve artık yalnız sen varsın diyebilir ve kalbinin yükünü hafifletebilir. Bu külfetsiz bir yaşam olurdu herkeste huzur içinde yaşardı. Lakin mümkün mü? Sanırım… Devamı için tıklayın.

Kalbim Kafesim/ Kanguru Yayınları 2018

Toprağın tesirinden bihaber yaşayan, münhal bir halde boşluk dolduran insanlara merhametli olduğum için acıyorum. Asıl sahibinin üstünde oradan oraya dolaşan, hep bir şey aradığı belli olan insanlar yığını yaşayan ölüleri tasvir ediyor adeta. Gayesi yitirilmiş bir yaşamın nirvanası olamaz. Tasavvur edilen bir hayata cevaz vermek…Devamı için tıklayın

Kalbim Kafesim/ Kanguru Yayınları 2018